23 Ağustos 2011 Salı

Nereden Çıktı Bu Anzhi

Bir çok taraftarın daha önce adını duymadığı, duysa bile telafuzunda oldukça zorlandığı Anzi Makacakhala, dünyanın en çok ses getiren transferlerine imza attı.

Daha önce Roberto Carlos ile adını duyuran Anzhi, transfer piyasasını karıştırmaya devam etti. Dağıstan Özerk Bölgesi'nin takımı olan Anzhi, Carlos'un ardından PSV ile harikalar yaratan Balázs DZSUDZSÁK'ı transfer etti. Telafuzu oldukça zor olan Rusya Ligi takımı Anji Mahaçkala şeklinde okunuyor. Zor telafuzuna rağmen transferleri oldukça kolay yapan Anzhi, Chelsea forması giyen Yuri ZHIRKOV'u da renklerine kattı. Ayrıca Anderlecht'te oynarken Avrupa'nın en iyi çıkış yapan oyuncuları arasında yer alan Faslı Moubarak BOUSSOUFA'yı da transfer etmeyi başardılar

Rusya Ligi'ne yeni bir soluk getiren Anzhi, yılın olayını ise haftada 400 bin Euro ödeyerek transfer ettiği Eto'o ile patlattı. Dünyanın en çok kazanan futbolcular sıralamasında yılda 10.5 milyon Euro ile ilk 5'e bile giremeyen Kamerunlu golcü, haftada 400 bin Euro ile ulaşılması zor bir rekora imza attı.

Ayda primler hariç 1,6 milyon Euro maaş alacak olan Eto'o, yılda 19,2 milyon Euro garanti kazanca sahip olacak. Alacağı maç başı ücretler ve primlerle beraber bu rakamın 25 milyon Euro'yu bulması bekleniyor. Şu an Avrupa'nın en çok kazanan futbolcusu durumunda bulunan Ronaldo bile Real Madrid'ten yılda 12 milyon Euro net ücret kazanıyor. Ronaldo'nun sponsorlarla beraber toplam kazancı ancak 25 milyon Euro'yu buluyor. Eto'onun ne kadar sponsor geliri elde edeceği bilinmezken yıllık net kazancının 35 milyon Euro'yu bulması bekleniyor. Eto'o nun transferi öncesinde dünayanın en çok kazanan futbolcusu durumunda ise 40 milyon dolar yani yaklaşık 30 milyon Euro ile David Beckham bulunuyordu. Gelirinin önemli bir bölümü Adidas'dan gelen Beckham'ın ayrıca Electronic Arts ve Diet Pepsi ile sponsorluk anlaşmaları bulunuyor.

Dünya transfer piyasasını al üst eden Anzhi ise Dağıstan Özerk Bölgesi'nin takımı durumunda. Maç günleri dışında şehrine uğramayan Anzhi takımı kampını ise Moskova'da yapıyor. Güvenlik sebebiyle sadece maç günü özel bir uçakla Mahaçkale şehrine giden Anzhi takımı, karlılaşmanın ardından zaman kaybetmeden Moskova'ya dönüyor. Rusya Ligi, bünyesindeki bir çok takımı ülkenin içinde bulundurduğu özerk bölgelerden barındırıyor. Bunlar arasında sezon başında Gullit'i teknik direktör olarak takımın başına getiren Terek bulunuyor. Çeçen bölgesinin takımı olan Terek'in dışında Tataristan kulübü olan Rubin Kazan'ı da bu kulüpler arasında sayabiliriz.

Dağıstan Özerk Bölgesi takımı Anzhi ise 1991 yılında kuruldu. 2000 yılında Rusya Premier Ligi'ne katılma hakkı kazanan Anzhi, 2002 yılında küme düştü. 2009'da yeniden bir üst lige çıkan Anzhi'yi geçtiğimiz yılın başında bir doğalgaz şirketi satın aldı.

Sahibi ünlü doğalgaz zengini Süleyman Kerimov olan Anzhi, barcelona'nın sağ beki Daniel Alves'e de kancayı takmış durumda. 21 haaftası geride kalan Rusya Premier Ligi'nde 36 puanla 4. sırada bulunan Anzhi, lider CSKA Moskova'nın 9 puan gerisinde bulunuyor. Soğuk hava kuşulları yüzünden bahar ve yaz ayları dışında futbol oynanmayan Rusya'da ligler Kasım'ın sonu veya Aralık ayının ortasında sona eriyor.

Anzhi'nin ilk amacı bu sene Şampiyonlar Ligi'ne katılmak. şampiyonluk için önümüzdeki yılı bekleyen Anzhi, bitime 9 hafta kala play-off lara en iyi yerden bilet almaya çalışıyor. Eğer beklenen transferler birkaç haftaya yetişirse Anzhi'nin play-off lar sonunda şampiyon olması içten bile değil.

2 Ağustos 2011 Salı

İşte En İyi Transferler

Haber: Alper ASLAN

Ülkemiz bu sezonu transferler açısından sönük geçirse de Avrupa takımları transfer borsasını alt-üst etmeğe devam ediyor.

Bunun en büyük öncüleri ise Arap Şeyhleri'nin satın aldığı Paris Saint Germain, Manchester City ve Malaga takımları oldular.

Özellikle Fransız takımı PSG yıllar sonra harcadığı müthiş paralarla en çok dikkat çeken ekip oldu.

Real Madrid bu sezon spekteküler bir transfere imza atmasa da aldığı oyuncularla özellikle bizlerin gönlünü şimdiden kazandı.

Barcelona ise kazandığı kupaların yanına Sanchez'i de ekledi. Şilili oyuncu Udinese'de özellikle sezonun ikinci yarısında sergilediği performansla futbol otoritelerinin göz bebeği olmuştu. İlk yarıda kadroda fazla yer bulamayan hatta devre arasında kiralanması gündemde olan Sanchez, 2. yarının ilk maçında 4 gol atarak hayatının dönüm noktasını yaşamıştı.

Barcelona, bu başarıya kayıtsız kalmadı ve Şilili futbolcuyu 37,5 milyon Euro'ya transfer etti. Sanchez, Udinese'ye ekonomik olarak hayat verirken Katalan ekibinin yeni umudu olmayı başardı. İspanya Ligi'nden bu sezon en çok merak edilen oyuncu ünvanını da eline geçirdi.



Real Madrid, transfere bu sezon milyon Eurolar harcamasa da Türk insanının gönlünü kazanmayı başardı. Türk asıllı Mesut Özil ile başlayan furya, önce yıldızımız Nuri ile ardından tecrübeli futbolcumuz Hamit ile devam etti.

Bu sezon Almanya'da şampiyon olan Dortmun'un en büyük silahı olan ve şampiyonlukta büyük pay sahibi olarak bilinen Nuri, fesih bedeli olan 10 milyon Euro ile Los Galacticos'un yolunu tuttu. Nuri sezonun ilk antrenmanında sakatlansa da Real Madrid'in önümüzdeki 5 yılında adından çok söz ettireceği biliniyor. Orta sahada her görevi yapabilen gerekirse sağ bek bile oynayabilen Hamit Altıntop ise bize Real Madrid'i daha çok sevdiren bir başka isim oldu.

Bayern Munih ile sözleşmesi bittikten sonra Real'e transfer olan Hamit, fıtık ameliyatı yüzünden 2 ay sahalarda olamayacak. Ancak Hamit'in Real Madrid'e transferi bile bizim için önce sürpriz ardından büyük bir sevinç kaynağı oldu.



Hamit ve Nuri transferleri dışında dikkat çeken ilk isim ise Fabio Coentrao oldu. Geçen sezon Benfia takımı forması giyen Portekizli sol kanat oyuncusu, hem defansın hem de orta sahanın solunda görev yapabiliyor. Süratli oyun yapısının yanı sra toplara sert vurabilen ve çok iyi ortalar yapabilen Coentrao, Gareth Bale kadar ünlü olamasa da taraftarları heyecanlanıran isimler arasında yer aldı.

Coentrao, ileri hızlı çıkışlarının yanı sıra defansta sıfıra yakın hatayla oynayarak Benfica'nın en önemli isimlerinden biri olmuştu. Mourinho'da Portekizli olan hemşehrisine kayıtsız kalmadı ve futbolcuyu kadrosuna kattı. Coentrao, Roberto Carlos'un ardından Marcelo'ya emanet edilen sol kanatta büyük işler yapacağa benziyor.



Gelelim dünyanın konuştuğu diğer transferlere. Paris Saint Germain çılgınlığı Haziran ayının gelmesiyle birlikte başladı. Yıllar sonra Avrupa arenasında yeniden yer almak isteyen Şovalyeler, transfere yaklaşık 150 milyon Euro ayırdı. PSG önce Menez'i Roma'dan alarak ilk adımı attı, ardından Pastore'yi transfer ederek bombayı patlattı. Tam 42 milyon Euro bedel ile Arjantinli gutbolcuyu Palermo'dan renklerine bağlayan Paris Saint Germain, yıla damgasını vuran takım oldu. Pastore 5 yıl için PSG'de kalırken, ödenen bedel ile Fransa tarihinin en pahalı futbolcusu ünvanını eline geçirdi.



Premier Lig'in Şeyh akınına uğramasıyla hareketlenen transfer piyasası, Londra'dan Manchester'a doğru kaymış gözüküyor. Manchester City, bunun en önemli önderlerinden biri olarak Aguero ile yaz aylarının en hararetli transferine imza attı. Geldi mi gelecek mi sorularına günlerce yanıt aranan Aguero, Manchester City ile anlaştı. Arjantinli futbolcu, hemşehrisi Pastore ile birlikte en çok konuşulan bir başka futbolcu oldu. Aguero'nın transfer bedeli ise 38 milyon euro olarak açıklandı.

Manchester United ise yıllar sonra yüksek bedel ödeyerek transfer yapmaya başladı. Bunun Premier Lig'in izlenmesine katkı yapmak olduğu söylensede, Ferguson elindeki bütçeyi en iyi şekilde kullanmayı yine başardı. Aston Villa'dan geleceğin en iyi kanat oyuncuları arasında gösterilen Ashley Young'ı transfer eden Ferguson, Giggs'in yokluğuna da çare buldu.

Kırmızı şeytanların defansında yeni isim Phil Jones oldu. Blackburn formasıyla harika işler çıkaran 19 yaşındaki genç futbolcu 5 yıllık kontratın ardından Manchester United'ın yolunu tuttu.



Kaleyi de sağlama alan İskoç teknik adam, Casillas'ın varisi olarak gösterilen De Gea'yı Atletico Madrid'den almayı başardı. Böylelikle Hollandalı kaleci Van Der Sar'ın ardından kaleci sıkıntısı yaşamaktan kurtuldu. Manchester United, geçen seozn finalde kaybettiği Şampiyonlar Ligi'nde de bu kadrosuyla zirve hedefliyor.

Chelsea geleneksel teknik direktör değişikliğini ise Villas-Boas ile yaptı. Mourinho'nun ardından bir türlü dikiş tutturamayan maviler, Villas-Boas'ı 35 milyon Euro fesih bedeliyle takımın başına getirdi. Ancak geçtiğimiz senelerde olduğu gibi henüz büyük bütçeli transferler gerçekleşmedi.

Premier Lig'in her sezon favoriler arasında gösterilen ancak ligin sonunu bir türlü getiremeyen takımı Arsenal ise diğer yıllara oranla daha isim oyuncular transfer etti. Genç olmalarına rağmen tecrübeli futbolcuları tercih eden Arsenal, Gervinho'yu kadrosuna katarak Henry'den sonra forvet boşluğunu Fildişili futbolcuyla doldurdu. hem UEFA Avrupa Ligi hem de Fransa Ligi'nden oynadığı futbolla beğeni toplayan Gervinho, fiziği ve yeteneği ile Premier Lig'de fazla zorlanacağa benzemiyor.



İspanya Ligi'ne Şeyh darbesi Malaga ile başladı. Geçen sezonun ilk yarısını ligin dibinde bitiren Malaga, ikinci yarıda Barcelona kadar puan toplayamasada ligin en iyi takımlarından biri oldu. 20 takımlı İspanya Ligi'nin ilk yarısında sonuncu olan Malaga sezon sonunda 10 basamak birden atlayarak inanılması güç bir başarıyı yakalamıştı. Malaga'nın Şehy patronları, devre arasında Bapitsta'yı alarak taraftarlarını şaşırtmış, sezon sonunda Nisteltrooy, Cazorla ve Toulalan bombalarıyla taraftarlarını adeta mest etmişti.

Malaga, harcadığı paranın yanı sıra akıllı transferleriyle bu sezon İspanya Ligi'nin en merak edilen takımı olmayı da başardı. Malaga'nın transfere devam etmesi beklenirken kimleri alacağı ise soru işaretini koruyor.

Serie A'da ise Juventus, 2006 yılının sarsıntılarını yeni yeni atıyor. Serie B'den Serie A'ya yükseldikten sonra duraklama devri geçiren Torino ekibi, Arturo Vidal ve Vucinic'i renklerine bağlamayı başardı. Kadrosunu başka isimlerle de güçlendiren Juventus, bu sezon ligi en azından ilk 3'te bitirip Şampiyonlar Ligi'nde yıllar sonra boy göstermek istiyor. Bunun nedeni ise çöküşe geçen ekonomisini devler liginde düzeltmek ve bir sonraki sezon şampiyon olmak. Juventus, geçen sezon ligi 7. sırada bitirerek hayal kırıklığı yaratmıştı.

Juventus, Pirlo'yu transfer ederek orta sahasını kuvvetlendirse de yaş ortalaması ile Serie A'nın en yaşlı kulüpleri arasında yer alıyor. Del Piero'nun geleceği tartışılırken Pirlo'nun Torino ekibine neler vereceği merakla bekleniyor. Ancak görülen şu ki Juventus'un forvete muhakkak yeni bir isim daha katması gerekiyor. Sağ kanatta yakaladığı kaliteli futbolcuları orta sol kanatta bulmayan Juve, birkaç isimle daha görüşerek bu sorunları çözmeye çalışıyor.

Sağ bekte ise Lazio'nun İsviçreli futbolcusu Stephan Lichtsteiner bu sezon Juventus forması giyecek.



Şampiyonlar Ligi'nde oynayacak olan napoli ise tanıdık bir isim olan Gökhan İnler ile anlaştı. 12 milyon Euro'ya Napoli'ye transfer olan Gökhan, Serie A'dan ayrılmamış oldu. Sanchez'in ardından Gökhan'ı da satan Udinese, kazandığı paralarla bu sezonun en çok aksasını dolduran takımlardan biri oldu.

Almanya Ligi'nde ise Bayern Munih, Oliver Kahn'ın ardından kaleci arayışlarını Manuel Neuer'e 18 milyon Euro ödeyerek sonlandırdı. Alman Milli Takımı'nın da yıldızı olan Neuer, Schalke 04 formasıyla önemli başarılara imza attı.

Transfer söylentilerine gelince insanın yine gözleri açılıyor. Manchester Citiy'den ayrılmak istediğni açıklayan Tevez ile Eto'onun takasının yanı sıra Sneijder',in Manchester United'a yakın olması, futbol severleri bir hayli heyecanlandırıyor.

İşte 2011 transfer sezonunun en iyi 11'i;